

Orta Çağ Fransa’sında onur ve inancın hayatla ölçüldüğü bir dönemde geçen film, iki eski dostun ölümcül hesaplaşmasını anlatıyor. Norman şövalyesi Jean de Carrouges ile soylu Jacques le Gris, birlikte savaştıkları günlerin ardından kaderin onları karşı karşıya getireceğini bilmemektedir. Carrouges’in savaştan dönüşüyle ortaya atılan korkunç bir suçlama, her şeyi geri dönülmez biçimde değiştirir. Carrouges’in eşi Marguerite, Jacques le Gris’in kendisine saldırdığını söyler. Ancak dönemin adalet sistemi, bir kadının ifadesini görmezden gelerek gücü ve statüyü esas alır. Mahkeme sürecinde Le Gris korunurken, Carrouges gerçeği savunmak için Fransa Kralı’na başvurur. Son karar ise ilahi adalete bırakılır: İki adam, ölümüne bir düelloda karşı karşıya gelecektir. Bu düello yalnızca iki erkeğin değil, masumiyetini kanıtlamaya çalışan bir kadının da kaderini belirleyecektir. Kaybeden taraf ölümü tadarken, Carrouges’in yenilmesi halinde Marguerite korkunç bir cezayla yüzleşmek zorunda kalacaktır.