
Dünyanın farklı noktalarında açıklanamayan intihar vakaları art arda yaşanırken, bu karanlık zincirin bir halkası da Türkiye’de ortaya çıkar. İzmir’de yaşayan Tarık’ın şüpheli ve korkutucu ölümü, sıradan bir olay gibi görünmez. Soruşturma derinleştikçe, onun yakın çevresi olan Cem, Sema ve Hande’nin anlattıkları olayın gizemini daha da büyütür. Tarık, ölümünden önce internete karşı takıntılı bir ilgi geliştirmiş ve arkadaşlarına tuhaf içerikler göndermeye başlamıştır. Ancak ölümünden sonra bile bu mesajların gelmeye devam etmesi, yaşananları bambaşka bir boyuta taşır. E-postalardaki ürpertici görüntüler ve anlam verilemeyen detaylar, gençlerin psikolojisini altüst eder. Zamanla gerçek ile kabus arasındaki sınır silinmeye başlarken, Hande bu olayların kadim bir kehanetle bağlantılı olabileceğini fark eder. İnanç, teknoloji ve bilinmeyen güçlerin iç içe geçtiği bu hikâye, izleyiciyi gerilim dolu ve rahatsız edici bir atmosferin içine sürüklüyor.