On beş yaşındaki Mia, annesiyle birlikte San Francisco’da sakin bir yaşam sürerken kendisini bir anda masalsı bir dünyanın içinde bulur. Babasının ölümünden sonra ortaya çıkan gerçek, onun Genovia adlı Avrupa ülkesinin prensesi olduğunu gösterir. Hayatı boyunca kraliyet ailesinden uzak büyüyen Mia için bu haber hem şaşırtıcı hem de ürkütücüdür. Genovia’ya taşındığında onu karşılayan büyükannesi, genç kızı kraliyet yaşamına hazırlamak için kolları sıvar. Zarafet dersleri, görgü kuralları ve resmî görevlerle dolu bu yeni düzen, Mia’nın alıştığı hayatın oldukça dışındadır. Üstelik prenses kimliğiyle kendi gençlik hayalleri arasında denge kurması gerekir. Tüm zorluklara rağmen Mia, kendine güvenmeyi ve kim olduğunu kabullenmeyi öğrenirken beklenmedik bir değişim geçirir. Bu keyifli hikâye, bir genç kızın kendi değerini keşfetmesini ve gerçek bir prenses olmanın ne anlama geldiğini keşfedişini konu alıyor.