1939’da yaşanan yıkıcı Erzincan depremi, bir savcının hayatını kökten değiştiren olayların başlangıcı olur. İzzet Akçal, mahkûmlarla birlikte yürüttüğü kurtarma çalışmalarında adalet kavramını yeniden sorgularken, insan doğasının karmaşıklığıyla yüzleşir. Gazeteci Sinan Seyfi ise bu sıra dışı sürecin hem tanığı hem de anlatıcısı olur. Yıllar sonra darbe mahkemesinde yeniden bir araya gelen bu iki karakterin kesişen hikâyesi, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarır.